13 Ekim 2026
18.5 C
İstanbul

AKP’li Miroğlu’dan Suriye-Türkiye, PKK ve PYD açıklaması

Açıklamasında Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’ın Türkiye’deki Suriyelileri istemediğini belirten Miroğlu, “Esat’la neyi çözecek Türkiye henüz bu konu yeterince anlaşılmış veya konuşulmuş değil, ama Esat’ın Suriye’yi vaktiyle terk edip Türkiye’ye sığınmış beş milyona yakın kendi vatandaşı sorulduğunda onların bir daha Suriye’ye asla geri dönemeyeceklerini açıkça ifade ettiğinin de bilinmesi gerekir. Suriye ve rejim geri dönüşün kapılarını kapatmış durumda” dedi.

Esad’ın PKK ve PYD’ye yönelik tavrına ilişkin “Esat, PKK’ya ve dolayısıyla PYD’ye Türkiye’nin baktığı gibi bakmıyor” diyen Miroğlu şunları yazdı:

“Suriyelilere karşı ülkemizde, Suriye’de ise Türkiye’ye karşı başlayan şiddet eylemlerinin doğru anlaşılması gerekir, yoksa durum daha vahim hale gelebilir.

Kurt puslu havayı sever, ama bu olayları birkaç provokatöre bağlamak, gerçeği izaha yetmiyor.

Hele bir de, MGSB’ne 28 Şubatçıların mantığıyla “Maneviyat Güvenliği” adıyla yeni düzenlemeler önerenler var ki dostlar başına!

Türk insanının maneviyatı sarsıldığı için meydana geliyor değil bu kalkışmalar, tam tersine maneviyatı güçlü Türkler olup bitenlerin önüne geçemediği için yaşıyoruz bu etnik hınç ve öfkeyi!

Gerçek şu ki, Arap Baharıyla başlayan ve 2011 yılından bu yana Suriye ve Ortadoğu’daki gelişmeleri haklı olarak kendi ulusal güvenliği bakımından değerlendiren ve konumunu belirleyen Türkiye’nin dış politikası zorluklarla karşı karşıya.

Suriye ve Irak’ta hiçbir şey, bırakalım geçen yüzyılla bu yüzyılı kıyaslamayı, on yıl öncesine göre bile aynı değil.

– Suriye ve Irak’ın toprak bütünlüğü birliği diye bir şey yok ortada. Envai çeşit devlet dışı organizasyonların cirit attığı ve hükümranlık alanları oluşturduğu bir coğrafyanın komşuyuz biz artık ve bu coğrafyada sadece terör örgütleri değil, kan bağıyla bağlı olduğumuz halklar da yaşıyor.

Etnik ve mezhepsel bölünmenin temel sorun haline geldiği bu coğrafyada, Türkiye için, salt güvenlik adına bir mevcudiyetin izahı her geçen gün daha da zorlaşıyor. ( O kadar ki, Türk ordusunun Suriyeden çekilmesi şartı, rejimle muhtemel bir görüşmenin ilk maddesi olarak bizzat Esat tarafından savunuluyor. Ruslara, ABD, İran ve PKK güçlerine tek söz etmeyen Suriye rejimi, Türkiye’nin varlığını yabancı bir işgal olarak görüyor.)

– Suriye muhalefetiyle kurulan ilişkiler son olayların da gösterdiği gibi sürdürülebilir olmaktan çıkıyor, en azından reforme edilme ihtiyacı duyuyor. Esat’a karşı verdikleri mücadelede sınırsız destek verdiğiniz bir gücü hayal kırıklığına uğratacak adımlar atmak o kadar kolay değil, bu açıkça görülüyor. Burdaki durum Mısır ve Suudi Arabistan’la bozuşma sonra barışma vaziyetinden çok farklı.

Suriye bir kan gölünün içinden çıkıp bu günlere geldi.

Dış politikada değişiklik yapmanız Esat’ın kapısını çalmanız, gerçekçi görülebilir ama bu insanların yüzbinlerce ölüm ve toplu katliamından beslenen ağır travmalarını, sonsuza kadar kırılan onurlarını hesaba katmadan ani politika değişikliği içine girmeniz çok kolay olmaz, sizi katliamlardan kurtardığınız bir halkın bu defa düşmanı haline getirir, haketmediğiniz halde!

Öte yandan Esat’la neyi çözecek Türkiye henüz bu konu yeterince anlaşılmış veya konuşulmuş değil, ama Esat’ın Suriye’yi vaktiyle terk edip Türkiye’ye sığınmış beş milyona yakın kendi vatandaşı sorulduğunda onların bir daha Suriye’ye asla geri dönemeyeceklerini açıkça ifade ettiğinin de bilinmesi gerekir. Suriye ve rejim geri dönüşün kapılarını kapatmış durumda.

-Esat ve Kürtler bahsi de bir o kadar derin bir mevzu. Esat PKK’ya ve dolayısıyla PYD’ye Türkiye’nin baktığı gibi bakmıyor. Nasıl baksın ki, Suriye devrimi başladığında Talabani’nin arabuluculuğuyla ve “Arapları durdururum, ama Kürtler sokağa çıkar devrimden yana olursa iktidarımı koruyamam” diyerek Selahaddin kentinde PKK’yla devrimden Kürtlerin geri çekilmesi ve buna karşılık Kürt şehir ve kasabalarının PYD’ye teslim edilmesi pazarlığı için masaya oturan Esad’ın kendisiydi. PYD’yi büyüten ve önünü açan Amerikalılar değil Esat oldu aslında. PYD’nin sözünü ettiğim bu pazarlığın hayata geçmesi için elinde silahlı adamları bile yoktu. Tutuklu Kürtler, Salih Müslim dahil serbest bırakıldı, Kandil’den iki bin militan getirildi, şimdi bu güç onbinlere ulaşmış durumda.

– Türkiye’nin her türlü paranoyalardan uzak, muhalefetle işbirliği yapmaya açık bir ulusal politika perspektifine, ama en çok da Kürt meselesinin tarihsel seyri içinde geldiği aşamayı yeniden analiz eden bütünlüklü bir stratejiye ihtiyacı var.

Son Haberler

YPJ komutanlarına üst düzey görev

İki Kürt kadın komutan  Kobani’de yeni görevlere atandı. Demokratik Suriye...

İsrail basını: Selman, Netanyahu’nun Husilere karşı iş birliği teklifini reddetti

İsrail basını, Başbakan Binyamin Netanyahu’nun Yemen’deki Husilere karşı yürütülen çatışmalara müdahil olmak istediğini ve Suudi Arabistan’ı bu yönde ikna etmeye çalıştığını öne sürdü. Habere göre, Veliaht Prens Muhammed bin Selman, İsrail ile iş birliğinin ülke kamuoyunda olumsuz karşılanabileceği gerekçesiyle teklifi reddetti. İsrail’in Haaretz gazetesi, adlarının açıklanmasını istemeyen iki diplomatik kaynağa dayandırdığı haberinde, İsrail’in Yemen’deki Husilere yönelik saldırılara katılmak istediğini ve ABD’nin arabuluculuğuyla Suudi Arabistan’ı bu girişime ikna etmeye çalıştığını yazdı. Habere göre, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Suudi Arabistan ile ilişkileri geliştirmek ve iki ülke arasında normalleşme sürecinin önünü açmak amacıyla Husilere karşı yürütülen çatışmalara müdahil olmayı teklif etti. Diplomatik kaynaklardan biri, Netanyahu’nun ABD arabuluculuğuyla Suudi Arabistan’ı ikna etmeye çalıştığını, ancak Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın bu girişime karşı çıktığını ileri sürdü. “Selman, İsrail ile iş birliğine sıcak bakmadı” Haaretz’e konuşan kaynaklardan biri, Selman’ın İsrail ile güç birliği yapılmasının Suudi Arabistan kamuoyunda olumsuz bir izlenim yaratabileceği gerekçesiyle İsrail’in yardım teklifini reddettiğini iddia etti. Aynı kaynak, Veliaht Prens’in bu konudaki kesin tutumu nedeniyle İsrail’in Yemen’e yönelik olası bir askeri müdahalesinin gündemden çıktığını savundu. Süreç hakkında bilgi sahibi diğer kaynak ise İsrail’in, Suudi Arabistan ile ilişkileri normalleştirme hedefi doğrultusunda Husilere karşı yürütülen çatışmalara müdahil olma konusunda ısrarcı olduğunu belirtti. “Amaç normalleşme sürecinin önünü açmak” Haaretz’in haberinde, İsrail’in girişiminin temel hedeflerinden birinin Suudi Arabistan ile ortak hareket etmek ve iki ülke arasındaki ilişkileri geliştirmek olduğu ifade edildi. Gazeteye konuşan kaynaklardan biri, sürecin amacını “Suudilerle çabaları birleştirmek, ilişkileri geliştirmek ve gelecekteki bir normalleşme anlaşmasının yolunu açmak” sözleriyle açıkladı. Habere ilişkin Suudi Arabistan makamlarından henüz resmi bir açıklama yapılmadı.

Mazlum Abdi’den Neçirvan Barzani’ye: Kürtlerin haklarına desteğiniz için teşekkürler

Kürdistan Bölgesi Başkanı Neçirvan Barzani, Erbil’de temaslarda bulunan Suriye...

Kurtulmuş: Önümüze barışın, kardeşliğin ve kalkınmanın kapısı açılmıştır

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş, Gaziantep...

“İran’ın petrol ihracatı sıfıra düştü, dünyadan tamamen izole edildi”

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Tahran yönetimine yönelik uygulanan...

Trump: Rusya ile Ukrayna arasında enerji ateşkesine varıldı

ABD Başkanı Donald Trump, Rusya ile Ukrayna arasında enerji...

Mazlum Abdi: Sabotaj girişimleri kabul edilemez

Mazlum Abdi, entegrasyon sürecinin son aşamalara ulaştığını belirterek süreci...

Türkiye Gündemi

İhsan Kaçar: Barrack’ın Ortadoğu Denkleminde Kürtler

Ortadoğu’da son yıllarda yaşanan gelişmelere yalnızca günlük açıklamalar ve...

DEM Parti MYK’si süreci görüşmek üzere toplandı

DEM Parti Merkez Yürütme Kurulu (MYK), Eş Genel Başkanlar...

Bakırhan: Silahsızlanma ve Stratejik Koordinasyon Kurulu’nun çalışması tarihi öneme sahiptir

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, partisinin grup...

Riyad’da ikinci Mekke İttifakı toplantısı: Gündemde hangi konular var?

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Savunma Bakanı Yaşar Güler ve...

Erdoğan: Türkler, Kürtler ve Araplar olarak Selahaddin Eyyubi’nin ordusu gibi kenetleniyoruz

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Türkler, Kürtler, Araplar olarak...

Felsefenin öncü isimlerinden Prof. Dr. İoanna Kuçuradi hayatını kaybetti

Türkiye Felsefe Kurumu Başkanı ve Dünya Felsefe Kuruluşları Federasyonu...

Zeydi: Irak topraklarında hiçbir yabancı silahlı yapıya izin verilmeyecek

Irak Başbakanı Ali Faleh Zeydi, ülkesinin sınırları, hava sahası...