11 Ekim 2026
20 C
İstanbul

Yapılan son ankete aşırı sağ önde

Fransa’da ilk turu Pazar günü gerçekleştirilecek genel seçimler öncesi yapılan son ankete göre, aşırı sağın oy oranının yüzde 36 civarında olması bekleniyor.

İkinci tur ise bir sonraki Pazar günü, 7 Temmuz’da yapılacak.

Aşırı sağcı Ulusal Birlik (RN) partisinin kazanması durumunda Fransa, İkinci Dünya Savaşı’ndaki işgalci Nazi yönetiminden bu yana ilk kez aşırı sağcı bir hükümet tarafından yönetilecek.

Görev süresi 2027’de dolacak olan Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ise bu süreyi tamamlamadan istifa etmeyeceğini söylüyor.

IFOP Fiducial’ın son anketine göre, Ulusal Birlik partisi oyların yaklaşık yüzde 36’sını alarak birinci parti olacak.

Ülkede yükselen aşırı sağa karşı kurulan merkezciler, solcular ve Yeşiller’den oluşan sol ittifak Yeni Halk Cephesi’nin (NPF) oyu ankette yaklaşık yüzde 28 çıkarken, Cumhurbaşkanı Macron’un merkez sağ partisi Rönesans’ın yüzde 20 civarında oy alacağı belirtildi.

577 sandalyeli Fransa parlamentosunda, çoğunluğu alabilmek için 289 sandalye kazanılması gerekiyor.

Ankete göre, Ulusal Birlik partisinin 260 ila 295 arasında sandalye elde etmesi bekleniyor.

Aşırı sağın artan popülaritesi, insanların güvensizlik duygularından kaynaklanıyor gibi görünüyor. Üç kutuplu bir seçim yarışında ise hiçbir partinin tek başına kazanamaması durumunda, mecliste olası bir koalisyonun kurulması zor görünüyor.

Aşırı sağcı Uluslar Birlik partisinin 28 yaşındaki lideri Jordan Bardella, katıldığı bir televizyon tartışmasında seçmenlere açık bir mesaj verdi.

Bardella, “Yurttaşlarımız, yasaların uygulanmadığını ve devletin, güçlünün karşısında zayıf kaldığını, sadece zayıfın karşısında güçlü olduğu yönünde bir hisse sahip,” dedi.

Tarihi olarak nitelendirilen seçimlere katılımın daha yüksek olması bekleniyor.

‘Birlikte yürütme’

Macron partisinin seçimleri kaybetmesi durumunda rakip partiden bir başbakan ile çalışmak zorunda kalacak.

Ulusal Birlik’in kazanması halinde Bardella’nın Fransa’nın bir sonraki başbakanı olması beklenirken, böyle bir durumda cumhurbaşkanı ve başbakanın farklı partilerden olduğu “kohabitasyon” senaryosu ortaya çıkıyor.

Fransızca kökenli “kohabitasyon” kavramı siyasette “birlikte yönetmek” anlamında kullanılıyor.

En son 1997-2002 yılları arasında muhafazakar Cumhurbaşkanı Jacques Chirac ile Sosyalist Başbakan Lionel Jospin hükümette birlikte görev almıştı.

Siyasi tarihçi Jean Garrigues, “Kohabitasyon durumunda, uygulanan politikalar ağırlıklı başbakanın politikaları olur” dedi.

Cumhurbaşkanı ve başbakanın farklı partilerden olması durumunda cumhurbaşkanlığı makamı zayıflasa da bazı politikalara yön verme gücü devam ediyor.

Cumhurbaşkanı, uluslararası anlaşmaların müzakere edilmesi ve onaylanmasından sorumlu olduğu için özellikle dış politika, Avrupa işleri ve savunma konularında yetkilere sahip olmayı sürdürüyor.

Fransa’da cumhurbaşkanı aynı zamanda ülkenin silahlı kuvvetlerinin başkomutanı görevini de üstleniyor.

Cumhurbaşkanının veto hakkına değinen Garrigues, “Hükümetin kararname ve yönetmeliklerinde imza yetkisine sahip olduğu için başbakanın belirli sayıda projesinin engellemesi ya da geçici olarak askıya alması mümkün,” dedi.

Garrigues ayrıca, “Ancak başbakanın bu kararname ve yönetmelikleri Ulusal Meclis’in oyuna sunma ve böylece cumhurbaşkanının engellemerini aşması mümkün,” diye ekledi.

Önceki hükümetler döneminde savunma ve dış politika cumhurbaşkanının gayrı resmi “ayrılmış alanı” olarak görülüyordu.

Cumhurbaşkanı genellikle başbakanla uzlaşarak Fransa’nın uluslararası konularda “ağız birliği” yapmasını sağlayabiliyordu.

Ancak bugün hem aşırı sağcı hem de solcu koalisyonun bu alanlardaki görüşleri ve Macron’un yaklaşımı çok farklı olduğu için “kohabitasyon” sürecinin gerilimli olması bekleniyor.

Garrigues, “Anayasa’ya göre, cumhurbaşkanı ordunun başı olsa da silahlı kuvvetleri emrinde bulunduran başbakandır. Diplomatik alanda ise cumhurbaşkanının hareket alanı oldukça kısıtlı,” değerlendirmesinde bulundu.

Kaynak: Euronews

Son Haberler

Trump’tan Nobel’e tepki: Sekiz savaşı bitirdim, ödül benim

ABD Başkanı Donald Trump, 2026 Nobel Barış Ödülü’nün Navi...

Ömer Öcalan, İmralı’daki aile görüşmesinin ayrıntılarını açıkladı

DEM Parti Şanlıurfa Milletvekili Ömer Öcalan, İmralı Cezaevi’nde bulunan...

Haseke Valisi’nden sağduyu çağrısı

Haseke’de yaşanan gerginliğin ardından açıklama yapan Haseke Valisi Nureddin...

Mazlum Abdi: “Kürtçe resmi dil oldu, anadilde eğitim çalışmalarımız da sürüyor”

Suriye Cumhurbaşkanı Danışmanı Mazlum Abdi, “ Kürtçe resmi dil...

DEM Parti MYK’si süreci görüşmek üzere toplandı

DEM Parti Merkez Yürütme Kurulu (MYK), Eş Genel Başkanlar...

Suriye tarafında yaşayan Kürtler için bir ilk: Kürtçe dersi için uzman müfettişler görevlendirildi

Suriye Eğitim Bakanlığı, Halep’te Kürtçe dersi için iki uzman müfettişi resmen görevlendirdi. Bu adım, Suriye hükümetinin Kürtçe eğitimi alanında attığı yeni bir adım olarak değerlendiriliyor. Suriye Eğitim Bakanlığı Eğitim Programlarını Geliştirme Genel Müdürü İsmetullah Ramazan’ın imzasını taşıyan ve 8 Ekim 2026 tarihli resmi yazıya göre, Menan Nasır Cafer ile Abdüsselam Hüseyin Hüseyin, Halep Eğitim Müdürlüğünde Kürtçe dersi uzman müfettişliği görevini yürütecek. Yazıda, Kürtçe öğretmenlerinin seçimi için düzenlenen yarışma, öğretmenlerin okullara dağılımı ve uzman komisyon tarafından yapılan mülakat ve değerlendirmelerin ardından iki ismin aday gösterildiği belirtildi. Her iki kişinin de Halep Eğitim Müdürlüğü çalışanı olduğu ve Kürtçe dersi müfettişliği işlerini yürütmekle görevlendirildiği kaydedildi. Bu görevlendirmeyle Suriye’de ilk kez Kürtçe dersi için resmi olarak uzman müfettiş atanmış oldu. Mazlum Abdi ile eğitim görüşmesi 2 Ekim’de Suriye Eğitim Bakanı Muhammed Abdurrahman, Suriye Cumhurbaşkanı Danışmanı Mazlum Abdi ile bir araya geldi. Görüşmede, Rojava’da üniversite öncesi eğitimle ilgili konular ele alındı. Toplantıda Kürtçe ders kitaplarının ve bu alanda görev yapacak öğretmenlerin temini ile eğitim sektöründeki entegrasyon dosyalarına ilişkin işlemlerin tamamlanması konuları görüşüldü. Suriye Eğitim ve Öğretim Bakanlığının açıklamasına göre, Bakan Abdurrahman ile Mazlum Abdi arasındaki görüşmeye Bakan Yardımcısı Yusuf Anan da katıldı. Bakanlığın açıklamasında, görüşmenin ana gündem maddesinin 2026 tarihli 13 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin ve buna ilişkin uygulama talimatlarının hayata geçirilme mekanizmaları olduğu belirtildi. Açıklamada, özellikle Kürtçe ders kitaplarının ve öğretmenlerin temini ile eğitim alanındaki entegrasyon dosyalarına ilişkin işlemlerin tamamlanması üzerinde durulduğu kaydedildi.

Kürt muhalif gruba İHA saldırısı

Irak Kürdistan Bölgesi'nin başkenti Erbil’e bağlı Topzawa nahiyesinde, İran...

Türkiye Gündemi

DEM Parti MYK’si süreci görüşmek üzere toplandı

DEM Parti Merkez Yürütme Kurulu (MYK), Eş Genel Başkanlar...

Bakırhan: Silahsızlanma ve Stratejik Koordinasyon Kurulu’nun çalışması tarihi öneme sahiptir

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, partisinin grup...

Riyad’da ikinci Mekke İttifakı toplantısı: Gündemde hangi konular var?

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Savunma Bakanı Yaşar Güler ve...

Erdoğan: Türkler, Kürtler ve Araplar olarak Selahaddin Eyyubi’nin ordusu gibi kenetleniyoruz

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Türkler, Kürtler, Araplar olarak...

Felsefenin öncü isimlerinden Prof. Dr. İoanna Kuçuradi hayatını kaybetti

Türkiye Felsefe Kurumu Başkanı ve Dünya Felsefe Kuruluşları Federasyonu...

Zeydi: Irak topraklarında hiçbir yabancı silahlı yapıya izin verilmeyecek

Irak Başbakanı Ali Faleh Zeydi, ülkesinin sınırları, hava sahası...

Öcalan: “Ezidiler öz savunma güçlerine sahip olmalı”

PKK lideri Abdullah Öcalan, Şengal Direniş Birlikleri’nin (YBŞ) Irak...