Gazze sınırı yakınına on binlerce asker konuşlandıran İsrail, kara harekatına hazırlandığını açıkladı. Birlikler sınırı geçerse İsrail askerleri yoğun nüfuslu bölgede Hamas’la karşı karşıya gelecek. BBC Arapça Servisi’nin Orta Doğu’da çeşitli savaşlarda ve birçok kez Gazze’de görev yapmış muhabiri Feras Kilani, olası bir kara harekatının risklerini inceledi.
5 yıl önce Gazze’nin kuzeyindeki Eş-Şati Mülteci Kampı’nı ziyaret ederken yol boyunca çarpmaya benzer sesler duymuştuk. Sanki yolda değil de bir köprü üstünde araba kullanıyorduk.
Yanımdaki kameraman derinde büyük bir tünel ağı olduğu için böyle hissettiğimizi söylemişti. Hamas’ın kazdığı yüzlerce kilometre uzunluğundaki tüneller, ihtiyaçlarını Gazze’nin dar ve kalabalık sokaklarının altında kimseye fark ettirmeden tedarik etmesini sağlıyor.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 7 Ekim’de 1400 kişinin öldürüldüğü saldırılar sonrası Hamas’ı “ezip yok etme” sözü verdi.
İsrail Hava Kuvvetleri halen Gazze’ye hava saldırıları düzenlemeye devam ediyor. İsrail’in sıradaki hamlesinin bir kara harekatı olması bekleniyor. Eğer bu gerçekleşirse, Hamas’ın savaş stratejisinde kazdığı tüneller hayati öneme sahip olacak.
Güvenli geçiş
2017’de büyük bir militan grubun yoğun nüfuslu bir alanda kuşatıldığı Suriye’nin Rakka kentinde sonuç oldukça farklıydı.
Bu kez ABD ve Kürtlerin öncülüğündeki askeri güçler savaşçılara, geri çekilme seçeneği sunmaya karar verdi.
Uzun yıllar Kürtlerin IŞİD’e karşı mücadeleleriyle ilgili haberler yapmıştım ve liderlerinden biri beni ABD’nin Suriye’deki komutanıyla gizli bir toplantıya götürmüştü.
Arap liderlerden IŞİD savaşçılarının ve ailelerinin Rakka’dan çekilmesine izin vermelerini talep etmeyi kabul etti.
Bu anlaşma hem kentin çatışmayla tamamen yok edilmesini önledi ve hem de askerlerin ve sivillerin can kaybının Musul’dakine kıyasla çok daha düşük düzeyde kalmasını sağladı.
Militanlar şehri terk ettikten bir gün sonra, geride kalan siviller evlerinden dışarı çıktılar, hayatta kaldıkları için rahatlamışlardı.
Şehre yönelik büyük bir saldırıda ölmekten korkuyorlardı.

Ancak Gazze’nin coğrafyası, İsrail ve Hamas arasında bu tip bir anlaşmanın mümkün olup olmayacağını öngörmeyi zorlaştırıyor. Rakka, Suriye’de görece ücra bir şehir ve güvenli geçiş verilen savaşçılar buradan ayrılıp kentin çevresindeki kırsal bölgelere dağılabildi.
Gazze Şeridi ise daha küçük ve bölgede Hamas savaşçılarının gidebileceği benzer bir yer yok.
Sürgün
Geçmişte insanların daha uzaklara gönderildiği anlaşmalar da yapıldı. 1982’de 3 ay boyunca İsrail askerlerince kuşatılan Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ), Lübnan’ın başkenti Beyrut’tan çekilmeyi kabul etmişti. FKÖ üyeleri farklı ülkelere dağılmıştı.
FKÖ liderleri Tunus’a ve diğer üyeleri Kuzey Afrika ve Orta Doğu’ya sığınmıştı.
Gazze’de çatışmaları ve sivil ölümlerini en aza indirmenin bir yolu olsa da, bu tip bir anlaşmanın siyasi açıdan mümkün olup olmayacağını görmek zor.
İsrail hükümeti, 7 Ekim saldırıları sonrası “Hamas’ı yok etme” sözü verdi. Hamas’ın liderlerinin diğer ülkelere kaçmasına izin vermesi halkın büyük tepkisiyle karşılanabilir.
Ancak başka bir seçenek bulunmazsa Gazze’nin kuzeyi, Hamas ve İsrail güçleri arasında kanlı sokak çatışmaları yaşanırken, on binlerce sivilin arada kaldığı bir savaş alanına dönüşebilir.
Kaynak: BBC Arapça Servisi’nden Feras Kilan’ın analizi



