2 Ekim 2026
15.4 C
İstanbul

Olası Bingöl depremi için kentte kurumlar harekete geçti! 8 il risk altında

Maraş merkezli depremlerin ardından Bingöl’de, ilgili kurumlarca riskli yapılarda denetim çalışması başlatıldı. Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Bingöl Şube Başkanı Emre Bulşu, “21 Şubat’a kadar kentte 361 yapımız incelendi, 165 ağır hasar ve 3 yıkık tespit edildi. Olası bir Bingöl depreminde, başta Bingöl merkez olmak üzere Dersim, Erzincan, Erzurum, Muş, Diyarbakır, Elazığ ve Bitlis, bu depremden etkilenecek iller arasında” dedi.

Maraş’ın Pazarcık ve Elbistan ilçeleri merkezli 7.7 ve 7.6 büyüklüğündeki depremlerin hissedildiği Bingöl’de, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, Bingöl Belediyesi ve yapı denetim firmalarıyla Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği tarafından, riskli yapılarda denetim başlatıldı. Ekipler, kentteki yapıların, olası Bingöl depremine karşı ne kadar hazırlıklı olduğunun tespiti için binalarda çalışmalarını yürütüyor. Çalışmanın ardından riskli yapıların envanteri çıkarılacak.

Olası Bingöl depremi için kentte kurumlar harekete geçti! 8 il risk altında

“YENİ TEDBİRLER ALMAMIZ GEREKİYOR”

Bingöl Belediye Başkanı Erdal Arıkan, 6 Şubat’taki Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından 70 kişilik teknik ekiple çalışmaya başladıklarını, şehir merkezi ve ilçelerde kapsamlı inceleme yürütüldüğünü söyledi. Arıkan, Bingöl’de yapıların risk analizleriyle yıkılması gereken ya da yıkılabilecek alanların tespit edilmesi gerektiğini belirterek, “Bu depremden sonra gerçekten büyük bir ders çıkarmamız lazım. Yeni tedbirler almamız gerekiyor. Son zamanlarda ilimizde depremle ilgili çok ciddi uyarılar yapılmaktadır. Özellikle deprem uzmanları ve akademisyenlerin Bingöl ve çevresinde bir deprem ihtimalini gündeme getirmeleri üzerine bizim de kurumlar ve vatandaş olarak yapmamız gereken çalışmalar var. Özellikle kurumlarımız noktasında eski yapı stokumuzun incelenmesi, özellikle riskli olan yapıların hem envanterinin çıkarılması hem de bu anlamda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğümüz ve yapı denetim firmalarıyla birlikte bu riskli yapıların risk analizlerini yaparak, yıkılması gereken ya da yıkılabilecek bütün alanları tespit etmemiz gerekiyor. ” dedi.

Olası Bingöl depremi için kentte kurumlar harekete geçti! 8 il risk altında

“BİNGÖL’Ü İNŞALLAH TAM HAZIR HALE GETİRECEĞİZ”

Arıkan sözlerini şöyle sürdürdü: “Gerek merkezde gerekse kırsalda çalışmalarımızı başlattık. İnşallah yakın zamanda bu analizleri, bu tespitleri yapıp vatandaşımızın da nasıl hareket edeceği konusunda bir yönlendirme ve bilgilendirmemiz olacaktır. Bundan sonrası için riskli olan binaların yıkılması ve bununla ilgili yapılacak çalışmalar, özellikle bakanlığımızın nasıl bir destek vereceği ve bu konuda nasıl bir yönlendirme yapacağıyla ilgili çok önemli çalışmalar başlatacağız. Deprem öncesi ve deprem sonrası bir eylem planlama hazırlığımız var. Özellikle bu konuda ilgili kurumlarla yeni yol haritası belirleyeceğiz. Arama kurtarma ekiplerinin sahada çok daha donanımlı hale gelmesi ve sayı olarak artışın gösterilmesi, bununla birlikte deprem anı ve sonrasında, hem sevk hem koordinasyonun yapılması hem de özellikle barınmayla ve konteyner kentlerin kurulmasıyla ilgili geniş çaplı çalışma başlattık. Vatandaşlarımız bu konuda belediyemize ve ilgili kurumlara güvensinler. İnşallah en iyi yardımlaşma ve dayanışma örneğini de burada sergileyeceğiz. Olası bir depreme çok daha hazırlıklı olarak, öncesi ve sonrasına hazır Bingöl’ü inşallah tam hazır hale getireceğiz”

Olası Bingöl depremi için kentte kurumlar harekete geçti! 8 il risk altında

“361 YAPIDAN 165’İ AĞIR HASARLI”

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Bingöl Şube Başkanı ve İnşaat Mühendisi Emre Bulşu, Pazarcık ve Elbistan merkezli depremlerin ardından kentte riskli yapılarla ilgili çalışma başlattıklarını ifade ederek, “Depremler 11 ilimizde ağır hasarlara sebep olup, ölümlere neden olmuştur. Bingöl de bu depremlerden etkilenmiştir. Odamızın da içinde bulunduğu heyetle hasar çalışmalarına başladık, 21 Şubat’a kadar 361 yapımız incelendi. İncelemelerde 165 ağır hasar ve 3 yıkık tespit edildi.” dedi.

Olası Bingöl depremi için kentte kurumlar harekete geçti! 8 il risk altında

“OLASI BİR BİNGÖL DEPREMİNDE 8 İL RİSK ALTINDA”

Bingöl’ün riskli bir bölgede olduğunu belirten Bulşu, “İlimiz, Anadolu, Doğu Anadolu ve Kuzeydoğu Anadolu fay hattının kesişme noktasında olduğu ve yer bilimcilerinin ısrarla üzerinde durduğu en riskli alanlarında yer almaktadır. Bu sebeple olası Bingöl depreminde başta Bingöl merkez olmak üzere Dersim, Erzincan, Erzurum, Muş, Diyarbakır, Elazığ ve Bitlis bu depremden etkilenecek illerimiz arasındadır. 2003 depreminden önce yapılan yapılarımızdan başlamak üzere ilin tüm geneline yayılacak şekilde yapı envanteri çıkartacağız. 2003 yılında yapılanlar gerek demir, gerek beton, gerekse teknik anlamında yetersizliğinden dolayı riskli yapılar arasında yer almaktadır. Bunlar da ilimizin yaklaşık yüzde 25’ini oluşturan yapılardır. Çalışmamızla yapı stokunun belirlenmesiyle birlikte ilimizde bilim ve tekniğin referansıyla ilgili kurum ve kuruluşlarla birlikte ilimiz için eylem planları hazırlayıp çalışmalara başlamış bulunmaktayız.” ifadelerini kullandı Ajanslar

Son Haberler

Öcalan: “Ezidiler öz savunma güçlerine sahip olmalı”

PKK lideri Abdullah Öcalan, Şengal Direniş Birlikleri’nin (YBŞ) Irak...

Irak Başbakanlık komitesi Kerkük’te: Pirde’deki operasyon soruşturuluyor

Irak Başbakanlık Ofisi tarafından Kerkük'ün Pirde nahiyesinde pazar günü...

Tom Barrack’tan ‘Irak’ açıklaması: Tüm silahlı güçler tek komuta altında toplanmalı

ABD’nin Irak Özel Temsilcisi Tom Barrack, ABD Başkanı Donald...

Mesud Barzani’den koalisyon güçlerinin çekilmesine ilişkin açıklama

KDP Genel Başkanı Mesud Barzani, Koalisyon güçlerinin Irak ve...

Irak, uluslararası koalisyonun askeri görevinin sona ermesi için önemli aşamaya geldi

Irak Başbakanı Ali Zeydi'nin Güvenlik Danışmanı Kasım el-Araci, Irak'ın...

Irak’ta tarihi dönemeç: ABD askerlerini tamamen çekiyor

ABD askerlerinin Irak'tan tamamen çekilmesiyle ülkenin güvenlik dengelerinde ve bölgedeki...

ABD bugün itibarıyla Irak’tan tamamen çekiliyor

ABD Dışişleri Bakanlığı, ABD’nin Irak’taki güçlerini 30 Eylül’e kadar...

Türkiye Gündemi

Öcalan: “Ezidiler öz savunma güçlerine sahip olmalı”

PKK lideri Abdullah Öcalan, Şengal Direniş Birlikleri’nin (YBŞ) Irak...

Öcalan’dan ‘süreç’ mesajı: Barış tek bir yasayla tamamlanmaz

Londra’daki konferansa mesaj gönderen Abdullah Öcalan, silahlı çatışmadan sürdürülebilir...

Deniz Göktaş yarın duruşmaya çıkıyor: Güneş abartılmış bir balonmuş

Tutuklanan komedyen Deniz Göktaş yarınki duruşması öncesine X hesabından...

‘Demokratik Cumhuriyet ve Barış İçin 1001 İmza’ deklarasyonu açıklandı

“Demokratik Cumhuriyet ve Barış İçin 1001 İmza" deklarasyonu açıklandı....

Koma Amed Harbiye’de konser verecek

İstanbul’daki Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu, Eylül 2026...

Mızraklı: “Buradan başımız dik çıkmayı hayat ilkesi edindik”

Yaklaşık 7 yılın ardından Edirne F Tipi Cezaevi’nden tahliye edilen eski Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Selçuk Mızraklı, cezaevi önünde yaptığı açıklamada Türkiye’nin kritik bir dönemeçten geçtiğini belirterek, barış sürecinin dikkatli, hızlı ve şeffaf biçimde yürütülmesi gerektiğini söyledi. Mızraklı, sürecin kritik noktasında İmralı’da Abdullah Öcalan tarafından başlatılan girişimin bulunduğunu ifade etti. Mızraklı ““Bu kapının önünde olması gereken Demirtaş’tı” dedi. Mızraklı, açıklamasına kendisini karşılamak için cezaevi önünde bulunan siyasetçi, akraba ve arkadaşlarına teşekkür ederek başladı. “Gelen bütün arkadaşları, vekillerimizi, akrabalarımızı… Ama kelimenin tam anlamıyla kardeşçe, demokratik ve özgür bir yaşam. Hepimizi burada buluşturan temel ilke, temel ülkü bu oldu” diyen Mızraklı, cezaevinde bulunan arkadaşlarından da söz etti. “Buradan başımız dik çıkmayı hayat ilkesi edindik” Cezaevinde bulunan onlarca arkadaşının kendilerine güç verdiğini belirten Mızraklı, şöyle konuştu: “Ben, bizler, şu anda cezaevinde arkada duran onlarca yoldaşımız sizlerle beraber yürek bulduk. Güç bulduk. O enerji bize direncimizi katlattıran, mislendiren bir duruma dönüştü. Sizlerle beraber o gücü alarak hakkımızda usulsüzce, kumpaslarla, hukuk dışı bir şekilde kesilen cezalara karşın ayakta durmayı ve buradan başımız dik çıkmayı kendimize hayat ilkesi edindik.” Mızraklı, cezaevinde 17-18 yaşındaki gençlerden 80 yaşındaki insanlara kadar aynı iradeyi gördüğünü belirterek, bunun kendisinden önceki kuşaklardan aldığı bir yaşam anlayışı olduğunu söyledi. “Türkiye açısından kritik bir ayrım noktasına geldik” Türkiye’nin önemli bir dönüm noktasında olduğunu belirten Mızraklı, sürecin provokasyon ihtimallerine karşı dikkatli yürütülmesi gerektiğini söyledi. “Türkiye açısından da temel bir ayrım noktasına geldik. Kritik bir süreç var. Bu kritik sürecin özellikle dışarıdan gelebilecek her türden provokasyon olasılığını da gözetilerek dikkatli bir şekilde, özenle ve hızlı yürütülmesi gerekiyor” dedi. Mızraklı, 2015 sonrası dönemi “hukuk dışılığın” belirleyici olduğu bir dönem olarak nitelendirdi. “Kaybettiğiniz şeyi kaybettiğiniz yerde arasınız derler. 2015 ve sonrası, geçmişin 100 yılın muhasebesine girmiyorum. 2015'in sonrasının en temel belirleyicisi hukuk dışılıktır. Hukukun dışına çıkmaktır.” “Demokrasi tabandan tavana örülmeli” 1995-1996 yıllarında dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in faili meçhul cinayetler, köy baskınları, sokak cinayetleri ve işkencelerin yaşandığı dönemde “Her devlet hukuk dışına çıkar ama bu kadarı da olmaz” dediğini hatırlatan Mızraklı, 2015 sonrasının hukuk dışılığın en ileri noktasına ulaştığı dönem olduğunu söyledi. Bu sürecin Türkiye’de zaten zayıf olan demokrasinin kurumlarını ve değerlerini aşındırdığını belirten Mızraklı, bundan sonraki dönemde demokrasinin tabandan tavana kurulması gerektiğini ifade etti: “Bizim artık tabandan tavana, yani yerellerden Ankara'ya, merkeze kadar bütün merkezlere kadar demokrasinin adım adım, ilmek ilmek örülme sürecine girmiş durumdayız. Demokrasi olmazsa olmazıdır.” “Barış sadece dün kavgalıydık, bugün barışıyoruz demek değildir” Türkiye’nin bir barış sürecinden ve barış ikliminden söz ettiğini belirten Mızraklı, kalıcı bir barış için geçmişle yüzleşilmesi ve yaşananların hafızada karşılığının bulunması gerektiğini söyledi. “Ortada bir barıştan bahsediyoruz arkadaşlar. Bir barış sürecinden, bir barış ikliminden bahsediyoruz. Barış iklimi öyle, hadi dün kavgalıydık, bugün de barışıyoruz deme durumu değildir” dedi. Mızraklı, barışın insanların kalplerinde, zihinlerinde ve toplumsal hafızada karşılık bulması gerektiğini vurguladı. “Sürecin kritik noktasında Öcalan’ın başlattığı girişim var” Mızraklı, konuşmasının bu bölümünde İmralı’da Abdullah Öcalan tarafından başlatılan sürece dikkat çekti. “Bunun da kritik noktasında özellikle başta İmralı'da Sayın Öcalan tarafından başlatılmış. Bismillahirrahmanirrahim. Bismillah'ı verilmiş. Arkasından adeta o demokratik toplum ve barış bildirgesiyle adeta Kur'an-ı Kerim'in ilk ayeti olan Fatiha'sı okunmuş” ifadelerini kullandı. Fatiha’nın geçmişe ve geleceğe dönük iki anlamı olduğunu belirten Mızraklı, sözlerini şöyle sürdürdü: “Fatiha iki türlüdür. Fatiha bir geçmişe dönüktür. Geçmişin kötülüklerine bir Fatiha okumadır. Bir de yeni bir döneme, yeni bir açılışa işaret eder. Bu Fatiha da o Fatiha'dır. Yeni bir dönem.” “Hukuka dönülmeli, toplumun korku koridoru azaltılmalı” Mızraklı, yeni dönemin temel gerekliliklerini ise hukuka dönüş, demokratikleşme, toplumdaki korku ve kaygının azaltılması ve güven duygusunun güçlendirilmesi olarak sıraladı. Bu noktada en önemli konunun şeffaflık olduğunu vurgulayan Mızraklı, süreç kapsamında yapılan görüşmelerin kamuoyuyla daha açık biçimde paylaşılması gerektiğini söyledi: “Bir yerlerde birtakım görüşmeler yapılıyor. Ondan sonra da bir şeyleri duyuyoruz. Toplumdaki duygu durumunun bu olduğunu hissediyorum ben. Şimdi buradan çıkmak gerekiyor. İnsanlar bir yola çıktıkları zaman varacakları adresi görmek isterler. Varacakları adrese göre o yolda adımlarını planlayacaklardır. Ya hızlandıracaklar ya yavaşlatacaklardır.” Mızraklı, Türkiye toplumunun da sürecin nereye gittiğini görmek istediğini belirterek, “Dolayısıyla bizler de siyaset olarak, toplum olarak, Türkiye halkları olarak önümüzü görmek istiyoruz. Önümüzü görebilmemiz için de sürecin şeffaflaştırılması, informatiğin çoğaltılması gerekiyor” dedi. “Bu kapının önünde olması gereken Demirtaş’tı” Yaklaşık 7 yıl kaldığı Edirne F Tipi Cezaevi’ne de değinen Mızraklı, cezaevinin özellikle eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ile özdeşleştiğini söyledi. “Şu arkadaki adı Edirne F Tipi Cezaevi. Bu adresten bahsettiğimiz zaman o, onunla adeta bütünleşmiş diyeyim. Ki hiç bütünleşmesini istemeyiz. Yani eğer ben bugün burada bu kapının önündeysem, asıl burada olması gereken benden önce bu halkın sevgilisi sevgili Selahattin Demirtaş'tı.” Mızraklı, cezaevine yeniden dönmekten korkmadığını belirterek, amacının içeride bulunan arkadaşlarını ve Demirtaş’ı dışarı çıkarmak olduğunu söyledi: “Ben bugün bu kapının önündeysem, buraya çok yakın zamanda tekrar gelmek istiyorum. İçeri girmekten korkmuyorum. İçeri girmek için değil, buraya oradaki yoldaşlarımızı, Başkanımız Selahattin'i almak için gelmek istiyorum.” Demirtaş’ın mesajı: “Ne olursa olsun demokrasi, ne olursa olsun barış” Mızraklı, gazetecilerin Demirtaş’ın kendisine gönderdiği mesajı sorması üzerine, cezaevinde birbirlerine destek olduklarını anlattı. “Birbirimize sırtımızı veriyorduk, birbirimize yüreğimizi açıyorduk. Ama hepsinden öte daha iyi bir dünya, daha iyi bir Türkiye, daha özgür bir yaşam, daha demokratik bir toplum nasıl olur, nasıl olmalı sorusu üzerine kafa patlatıyorduk.” Mızraklı, Demirtaş’ın mesajını ise şu sözlerle aktardı: “Ne olursa olsun demokrasi, ne olursa olsun barış, ne olursa olsun çözüm.” Medyaya çağrı: “Özgürce mülakatların yapılacağı günler gelsin” Mızraklı, açıklamasının sonunda medyaya da çağrıda bulundu. Türkiye’de yalnızca Demirtaş için değil, İmralı’da Abdullah Öcalan başta olmak üzere cezaevindeki isimlerle özgürce görüşmeler yapılabilmesini temenni etti. “Artık Türkiye'de sadece Demirtaş için değil, Demirtaş başta olmak üzere, İmralı'da Sayın Öcalan başta olmak üzere… bütün hepsiyle dışarıda özgürce, herhangi bir kısıta uğramaksızın, o ne diyeyim, mülakatları yapacağınız günlerin gelmesinin temennisini ben söyleyeyim. Ama sizler de bunun için bu mücadeleye lütfen güç verin, destek olun derim.” Mızraklı, kendisini karşılamak için Edirne F Tipi Cezaevi önünde bulunan herkese teşekkür ederek açıklamasını sonlandırdı. Daha sonra gazetecilerle yeniden bir araya gelerek daha kapsamlı değerlendirmeler yapacağını söyledi.

Selçuk Mızraklı tahliye oluyor

Yaklaşık yedi yıldır cezaevinde bulunan ve ceza süresi tamamlanan...

DEM Parti kongreye gidiyor: Kapsamlı değişim neden sonraki döneme bırakıldı?

DEM Parti, iki yıldır devam eden çözüm sürecinin gölgesinde...