Edirne F Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunan, Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) eski eş genel başkanı Selahattin Demirtaş, Diken için yazdığı yazısında, “HDP iğneyi kendisine batırıyor, batırmaya devam da edecek. Ama çuvaldızı da hak edenlerden esirgemeyecek elbette. Herkes HDP’ye iğneyi görüyor da kocaman çuvaldızı kimse görmüyor nedense. Şimdi biraz da çuvaldız zamanı” dedi.
Demirtaş, “Devlet adına işlenen bütün suçlara ortak olanlar, sessiz kalanlar Türkiye partisiyse hangi Türkiye’nin partisidirler?” diye sordu:
Tarımı, hayvancılığı bile bile bitirip ülkeyi dışa bağımlı hale getirenlere, maden için ormanları talan edenlere, altın uğruna derelere siyanür akıtanlara, kadın katliamlarına içten içe oh çekenlere, Soma’da madenci yakınlarını, Galatasaray Meydanı’nda Cumartesi Anneleri’ni tekmeleyenlere ‘Türkiye partisi’ deniyor. Türkiye’yi yağmalayanlar, talan edenler, Cumhuriyet tarihi boyunca devlet adına işlenen bütün suçlara ortak olanlar, sessiz kalanlar Türkiye partisiyse hangi Türkiye’nin partisidirler? Bu Türkiye’yi yönetmek için kendi arasında kayıkçı kavgası yapan iki çizgi var. Sırayla iktidarı devralıp Türkiye’yi sömürüp tüketip duruyorlar. İşte biz bu Türkiye’nin partisi değiliz, olmayacağız. Bu nedenle üçüncü yol diyoruz kendimize.”
Demirtaş sözlerine şöyle devam etti:
Bizim hedefimizdeki Türkiye’de tüm ezilenler, halklar, inançlar, kimlikler, emekçiler, kadınlar devletin gerçek sahibidirler. Devlet halkın efendisi, gardiyanı, işkencecisi, hırsızı değil, hizmetkarıdır. Tek dilin, tek kimliğin değil, her eşit yurttaşın devletidir. Bir değil iki Türkiye var. İlki ırkçıların, soyguncuların, talancıların Türkiye’si. İkincisiyse halkların, emekçilerin, kadınların Türkiye’si. “Biz ikinci Türkiye’yi, Cumhuriyet’in ikinci yüz yılında inşa etmeye çalışan ve bu Türkiye’nin partisi olmaya gayret eden bir siyasi hareketiz. Bizi başka Türkiye partileriyle karıştırmayın sakın.”



