ABD belgeleri ve yetkilileri, İran’a ait petrol tankerlerinin ABD yaptırımlarından kaçmak için ham petrolü bir gemiden diğerine nakletmek amacıyla Irak sularında gizlendiğini ortaya çıkardı.
ABD’den yayın yapan Wall Street Journal gazetesi’nin resmi kaynaklara ve belgelere dayandırdığı haberine göre, İran’a ait petrol tankerleri taşıdıkları petrolün İran kaynaklı olduğunun anlaşılmasını önlemek için, Irak’ın yerli ham petrolü de dahil olmak üzere diğer kaynaklardan gelen petrollerle karıştırmadan önce Irak’ın Fav Limanı’nda ham petrolü diğer gemilere boşalttığı ifade edildi.
Zaman içinde bu süreç, İran petrolüyle harmanlanmış Irak karışımını satmak isteyen taraflar için karlı bir iş haline geldi. ABD’nin İran’a yönelik yaptırımları sonrasında gemiden gemiye transferler, sadece Irak kıyılarında değil başka yerlerde de İran’ın yabancı alıcılara ham petrol sağlamak için tercih ettiği bir yöntem haline geldi. ABD’nin Tahran’a uyguladığı yaptırımların ardından İran’daki ham petrol üretiminde önemli bir düşüş yaşanmasına rağmen, petrol tankerlerinin hareketlerini izleyen “TankerTracker” internet sitesinden alınan verilere göre, İran bu yılın ilk yarısından itibaren günlük hala 800 bin varilden fazla ham petrol ihraç ediyor.
İran petrolünün en büyük müşterisinin Çin olması sebebiyle, Simon Watkins’in Ekim ayı başında “OilPrice.com”a yaptığı açıklamada, “Çin, İran’ın ucuz ham petrolünü depoluyor” ifadelerine yer vermişti. İran Petrol Bakanlığı’na yakın bir isme atıfta bulunan ancak kaynağın kimliğini açıklamayan Watkins, 1 Haziran-21 Temmuz 2020 tarihleri arasında Çin’in İran’dan yaklaşık 8.1 milyon varil İran petrolü aldığını söyledi. Öte yandan Çin’den gelen resmi açıklamalarda, ülkenin Haziran ayında İran’dan herhangi bir ham petrol ithal etmediği ileri sürüldü.
TankerTracker internet sitesi, geçtiğimiz Eylül ayında, İran’ın ham petrol ihracatının günlük yaklaşık 1,5 milyon varile çıktığını, bu rakamların belirtilen resmi verilerden ve önceki aylardaki ihracat tutarlarından çok daha büyük olduğunu ifade etti. ABD’li yetkililer İran’ın elindeki ham petrolü satmak için bir gemiden diğerine transfer ettikleri yönündeki açıklamalarına rağmen, bu işleme son vermek için henüz doğrudan bir müdahalede bulunmadılar. İran Petrol Bakanı Bijen Namdar Zengene, Ağustos ayında yaptığı açıklamada, “İran’daki petrol ürünleri ihracatının benzersiz olduğunu” söylerken, ABD’nin İran eski Özel Temsilcisi Brian Hook, “Uyguladığımız yaptırımlar neticesinde İran petrol sektörünü çökertmeyi başardık. İran petrolünün transferinin tehlikeleri konusunda iki yıldır denizcilik sektörünü uyarıyoruz” ifadelerine yer verdi.
Öte yandan, Almanya-İran vatandaşlığına sahip Nahid T.’nin kızı yaptığı açıklamada, annesinin geçen hafta Tahran’da tutuklanarak hapse atıldığını duyurdu. Tutuklu annenin kızı Mariam Claren sosyal paylaşım sitesi Twitter’daki şahsi hesabında yaptığı paylaşımda, “Yedi gündür annemin hayatta olduğuna dair herhangi bir haber alamadık. Açıklama yapılmasını, müdahale edilmesini ve annemin serbest bırakılmasını istiyorum.” ifadelerine yer verdi. Almaya’nın Köln şehrinde yaşana Claren, Twitter’da “#Nahid’i serbest bırakın# ve #Annemi serbest bırakın #” hashtagi ile 66 yaşındaki annesinin tutuklanmasına hem Almanya’da hem de İran’da dikkat çekmeye çalışıyor. Dün (Cumartesi) İran’da tutuklamayla ilgili resmi bir teyit yapılmadığı gibi İran basınında da bu hususta herhangi bir habere yer verilmedi. Berlin’deki kaynaklar, Almanya Dışişleri Bakanlığı’nın durumdan haberdar olduğu, ancak kadının tutuklandığına dair hala resmi bir teyit geldiği belirtildi.
Kaynaklar buna rağmen, yetkililerin duruma bir açıklık getirmek için çaba sarf ettiklerini ve konsolosluk düzeyinde çalışmalar yürüttüklerini vurguladı. İran doğumlu mühendis ve mimar olan Nahid, 1983 yılından beri Almanya’nın Köln şehrinde yaşıyor ve 2003’ten bu yana Alman vatandaşlığına sahip. Kızı Claren’in ifadesine göre, anne Nahid 16 Ekim’de Tahran’daki evinde akrabalarının kendisini ziyaretinin hemen sonrasında tutuklandı ve o zamandan beri de kendisiyle bir daha irtibat kurulamadı. Bu sebeple, Nahid’in tam olarak neden tutuklandığı ve nerede tutulduğu belirsizliğini koruyor.



