“Bir gün kartal, kuzguna: ‘Kuzgun kardeş, söylesene’ demiş; ‘şu dünyada nasıl oluyor da sen üç yüz, bense topu topu otuz yıl yaşıyorum?’ Kuzgun: ‘Şundan, azizim’ diye yanıtlamış onu; ‘Sen taze kan içiyorsun, bense leşle besleniyorum.’ Kartal düşünmüş: ’Haydi, bende leşle beslenmeyi bir deneyeyim’ demiş. Tamam mı tamam. Kartalla kuzgun uçup gitmişler. Derken bir at leşi görmüşler aşağıda. İnip çökmüşler başına. Kuzgun bir yandan gagalıyor, bir yandan da övgüler düzüyormuş leşin lezzetine. Kartal bir gagalamış iki gagalamış, sonra kanat çırpıp havalanırken, ‘Yok arkadaş’ demiş kuzguna; ‘üç yüz yıl leşle beslenmektense, bir kere taze kan içmek çok daha iyi, sonrası Allah kerim.’”
Pugaçev çocuk iken yaşlı bir Kalmuk’tan işitmiş bu masalı. Birçok sıralı Rus masalından biri. Tıpkı On İki Maymun masalında olduğu gibi hayatın tercihlerimizden ibaret olduğunu dile getiriyor demek isterdim ama özünde bir tercih değil yaradılış meselesi. Nasıl ki kuzgun leşin tadından bir haz duyuyor, kartal ise bir damla taze kan için üç yüz yıldan feragat edebiliyor, yaradılışlarından ötürüdür. Masal bunun aslında bir tercih olmadığını gözler önüne seriyor. Bazen hayatın işleyişini ne kadar değiştirmek isterseniz isteyin her şey doğalında varması gereken sona ulaşıyor.
Puşkin de haklı ününü, kalemini kullanarak bir kez daha ispatlıyor. Yarattığı Pyotr Andreyiç karakteri ile bize adeta bir kuzgun ve kartal hikayesi sunuyor “Yüzbaşının Kızı” romanında. Adından yola çıkıp tutkulu betimlemeler kullanılmış bir aşk hikayesi beklemeyin. Shaekespeare gibi sevgiliye methiyeler düzmez, ancak sevgiliye giden yol kutsaldır. Gözden çıkarılabilecek, feda edilebilecek, kimi zaman özgürlük, kimi zaman alınan son bir nefes anlatılır.
Doğu geleneği diyebileceğimiz birkaç durum ile “Yüzbaşının Kızı” romanında da karşılaşmaktayız. Erkeklerin eril, güçlü ve kuvvetli olmalarının yolunun askerlikten geçtiği düşüncesi hakimdir. Ya toprakta çapa sallarken ya da cenk meydanında tüfek kuşanırken büyür erkekler. Ne var ki Pyotr Andreyiç on altı yaşını henüz doldurmuşken, daha annesinin karnından düştüğü ilk andan beri adının yazılmış olduğu subaylık görevine doğru, yanı başındaki lalası Savelyiç ile yola çıkar. Yaşının tazeliği ile çıktığı yolda kandırılır, dolandırıcılarla karşılaşır, sadık lalasından defalarca şüphe de duyar, ta ki bir gece vakti kara kış, iz bilmez, göz gözü görmez bir yolda kalı verinceye dek. Pugaçev orada karşısına çıkıverecektir. Pyotr’u ve lalasını gecenin karanlığından çekip, bir hana sığınmalarına yardım edecektir. Ve Pyotr’un, Pugaçev’e iyiliğinin karşılığı olarak bağışladığı tavşan kürklü gocuk daha sonraları karşısına çıkacak, ve onu dar ağacına salınmış bir ipten kurtaracaktır. Temelinde yapılan hiçbir iyiliğin karşılıksız kalmayacağı olgusu ince ince işlenmiştir.
Bir sanığın suçunu inkar etmesi ile aklanamayacağı gibi, suçunu itiraf etmesi ile de suçlu sayılamayacağı işlenmiştir dizelere. Dönemin şartlarına askeri isleyişine, kadınların askeri işleyişlerdeki söz haklarına, haklı ve yerli müdahalelerine yer verilmiştir romanda. Ahlaka dair, en köklü değişikliklerin ahlakların değişmesi ile gerçekleşebileceğine dair aforizmalara yer verilmiştir.
Puşkin uzun uzun betimlemelerden çok, okuyucuya isteneni yalın bir şekilde verir. Ak daima aktır, kara ise kara. Dünyanın neresinde olursanız olun, Victor Hugo da okusanız, Yaşar Kemal de, Vladimir Bartol ile uzun geceler de geçirseniz, Puşkin’in tozlu sayfalarını da arşınlasanız bilirsiniz ki tüm hapisler sevgiliye yatılır.
Oysa, Pyotr gibi Yüzbaşının Kızı Marya İvanovna’nızı bulmadıysanız nafile. Hoyrat bir aşk içinde, meleklere özgü bir güzelliğe özgürlüğünüzü armağan etmemiş iseniz nafile.
“Ah sen, genç kız, güzel kız!
Böyle çiçeğin burnunda kocaya varma
Anana babana danış bir kere
Anana, babana akrabalara
Aklım başına devşir güzel kız
Aklını başına devşir, çeyiz topla
Benden iyisine düşersen beni unutursun
Benden kötüsüne düşersen beni ararsın.”
“Halk türküsü”
İnceleme: Büşra Abacı
Kitabın Adı: Yüzbaşının Kızı
Yazar: Puşkin
Yayın evi: Funda Yayıncılık
Basım tarihi: 1. Basım Haziran 2004
Sayfa sayısı: 150
Isbn: 9759047144

